19 06 2007

Ömer Hayyam'dan Dağlarca'ya...

Ömer Hayyam'dan Dağlarca'ya... Kategori: Fikra Cumhuriyet 31.12.2005 PENCERE İLHAN SELÇUK Ömer Hayyam'dan Dağlarca'ya... İlerici-gerici çatışmasının tarihteki değişmez göstergelerinden biri de içki üzerine tartışmada ortaya çıkar... Ömer Hayyam bin yıl önce İran'da yaşamıştı; rubaileri (dörtlükleri) çok ünlüdür: ''Biz hırkadan sonra küpe gelmişiz; Kıpkızıl şarapla abdest almışız. Medresede kaybettiğimiz ömrü Meyhanede aramaktır işimiz.'' Bin yıl önceki Hayyam'a bir bakın, bir de bin yıl sonraki İran'a ve Türkiye'ye... Hayyam'dan bir dörtlük daha: ''En büyük söz denen Kuran bile Arada bir okunur besmeleyle. Kadehteyse öyle bir âyet var ki Okur insan her zaman, her yerde.'' ** Bizim Hayyam'ımız yok mu? Fazıl Hüsnü Dağlarca!.. ''İçtiğimiz Karanlık korkusundan İki akşamda bir batsa güneş İki akşamda bir içsek'' Hayyam bin yıldan beri var, Dağlarca bin yıl sonra olacak; Fazıl Hüsnü meyhanenin tam Türkçe'sini yeğliyor: İçkievi!.. ''Katık'' başlıklı şiiri: ''Peynirle mi kavunla mı leblebiyle mi İçki denilen Neyle içilir - Usla'' ** Kim derdi ki Hayyam'dan bin yıl sonra Dağlarca gelecek, Türkçe'nin şiirini doruğa çıkaracak.. Kim derdi ki Hayyam'dan bin yıl sonra Türkiye'ye bir Atatürk gelecek... Akşamları dorukta sofrasını kuracak.. Kim derdi ki Atatürk'ten sonra bir takıyyeci siyasal iktidar gelecek.. Elinden gelse içkiyi yasaklayacak... Fazıl Hüsnü ne yazmış?.. Şiirin adı: ''Üzüm'le Erik...'' ''Bilseydi sevinirdi Asma'yla Dal Ta nerelerde Başlarının döndüğünü'' ** Batı'nın 21'inci yüzyıla erişmiş toplumunda iki tartışma yok: İçki ve tesettür!.. Bir ülkenin düzeyini anlamak istiyorsan, politikada tartıştığı konuların içeriğine bak!.. İçki yasağı.. Ve türban!.. Zavallı ... Devamı